<<Ana Sayfa

Özel Arama
GAZETELER DERGİLER TELEVİZYON RADYOLAR HABER VİDEO E-DEVLET PAYLAŞIM

Oto Rehberi

Seyahat Rehberi

Spor Rehberi

Finans Rehberi

İl Rehberi

Link Rehberi

ÇANAKKALE - GELİBOLU TARİHİ YARIMADA

<< Geri Fotoğraf Albümü

Bu albümde yer alan resimler E-Yaşam Rehberi özel arşivindendir.

 
 

57 NCİ ALAY - "Dönmeyi asla düşünmediler..." , "They never even considered going back....."

57 nci Piyade Alayı savaşın ilk on günü içinde neredeyse mevcudunun üçte ikisini şehit vermiştir. Buna rağmen asla savaş gücünden hiç bir şey kaybetmemiş, cesaretini yitirmemiş ve korkuya kapılmamıştır. Bu alayda çarpışan askerlerin insan üstü yiğitlik ve kudretlerine karşılık Sultan Mehmet Reşat tarafından 30 Aralık 1915 tarihinde Alay Sancağına Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyası ile Harp Madalyası takılmak üzere verilmiştir.

57 nci Alay Geniş Tanıtım >>

 
 

TARİHE SAYGI PROJESİ, ÇANAKKALE-GELİBOLU YARIMADASI / OPET

Şubat 2006'da başlatılan Tarihe Saygı Projesi ile Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı sınırları içinde büyük bir değişim gerçekleşti. Proje; Eceabat’a bağlı köyleri ziyaret eden yerli-yabancı turistin bölgeyi sorunsuz olarak gezmelerini sağlayacak fiziki ve sosyal çalışmaları içeriyor. Çanakkale Savaşı’nın geçtiği bölgede yer alan Alçıtepe, Seddülbahir, Bigalı, Kilitbahir, Büyükanafarta ve Küçükanafarta köyleri ile Eceabat ilçesinin rehabilitasyonu tamamlanarak, yeni bir çehreye kavuşmaları sağlandı. Yenileme çalışmaları kapsamında çağdaş bir görünüme kavuşan köy meydanları, müzeler, modern tuvaletler, yenilenen satış reyonları, bölge turizmini canlandırarak, köy muhtarlıklarının gelirlerini de artırdı.

Yılda iki milyon ziyaretçinin gezdiği bölgede, ziyaretçilere hizmet veren çalışanlar için Eceabat Halk Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile eğitimler verildi. İngilizce, pansiyonculuk, temizlik ve hijyen konularında verilen bu kurslarda bugüne kadar yaklaşık 150 kişi sertifika aldı.

Projenin uygulandığı köyler ile Eceabat’taki tüm evlerin dış cepheleri boyanarak temiz bir görünüme kavuşmaları sağlandı. Bölgeyi ziyaret eden öğrencilerin konaklamasına imkan verecek olan Gençlik Merkezi binasının da yenilenerek hizmete girmesi sağlandı. Eceabat sahiline açık hava müzesi niteliğinde bir park yapıldı. Bölgenin bütünsel bir simgesi olan “ Tarihe Saygı Parkı ”, Çanakkale Savaşı’nın tüm detaylarını gözler önüne serecek şekilde donatıldı. Parkın; ziyaretçilere, savaş dönemini yerinde ve uygulamalı olarak görebilmelerini sağlayacak, eğitici bir misyon üstlenmesi de hedeflendi.

Web Sitesi: Tarihe Saygı Projesi >> (Opet' e Teşekkürlerle)

 
 
ANZAK KOYU - ANZAC COVE (ANZAC DAY)
Atatürk niye büyük bir devlet adamıydı? Bunun en güzel cevabı aşağıdaki sözlerinde...
Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar!
Burada dost bir vatanın toprağındasınız.
Huzur ve sükun içinde uyuyunuz.
Sizler MEHMETÇİKLERLE yanyana koyun koyunasınız.
Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen ANALAR!
Gözyaşlarınızı dindiriniz.
Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır.
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.
Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık
BİZİM EVLATLARIMIZ OLMUŞLARDIR
M.Kemal ATATÜRK - 1934
Those heroes that shed their blood and lost their lives...
You are now lying in the soil of a friendly country.
Therefore rest in peace.
There is no difference between the Johnnies and the Mehmets
to us where they lie side by side now here in this country of ours.
You, the mothers, who sent their sons from faraway countries wipe away your tears.
Your sons are now lying in our bosom and are in peace.
After having lost their lives on this land, they have become our sons as well.
Mustafa Kemal ATATÜRK - 1934
Avustralya Gazi İşleri Bakanlığınca Hazırlanan Web Sitesi: Gallipoli and the Anzacs
 
 

MEHMETÇİK ŞEHİTLER ABİDESİ (BÜYÜK ŞEHİTLER ABİDESİ)

Seddülbahir bölgesinde Morto Koyu’nun doğu ucundaki denizden yüksekliği 45 metre olan Hisarlık Tepe üzerinde yapılmıştır. Çanakkale Şehitleri Abidesi antik Eleaus'un kalıntıları üzerinde yapılmıştır.

 

41.70 m. yüksekliğindedir. Bu abidenin yapımına Çanakkale savaşları’ndan tam 39 yıl sonra başlanabilmiştir. 1944 yılında M.S. Bakanlığının açtığı proje yarışmasını Mimar Doğan Erginbaş’ın projesi kazanmıştır.

 

İstanbul’da 1952 yılında toplanan Şehitlikleri İmar Cemiyeti anıtın yapılmasına karar vererek bağış kampanyası açmıştır.Türk ulusu bu kampanyaya büyük ilgi göstermiştir. Toplanan paralarla eldeki proje uygulamaya girmiş, 19 Nisan 1954’te Abidenin temeli atılmıştır.1958 yılında açılan ikinci kampanyada 2.386.251 lira toplanmış ve yarım kalan abide inşaatı 1960’ta bitirilmiştir. 7.5 m. genişlikte, 10 metre aralıklı 4 ayak üzerine oturtulan Abide;müzesi,mermer kaplaması,etrafının ağaçlandırılması gibi unsurlar o zamanlar bitirilememiş, eksikliklerinle beraber törenle açılmıştı. Bu belirtilen eksiklikler günümüzde tamamlanarak Abideye uygun duruma getirilmiştir.

 

1999 yılında Abide ayakları üzerine o zamanlar yapılamamış 8 adet rölyef,İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Başkanlığının maddi, Arena tv. programı yapımcısı Sn. Uğur Dündar’ın manevi destekleri ile, Abide mimarı Prof. Doğan Erginbaş’ın gözetiminde,Prof. Ferit Özşen tarafından yapılarak tamamlanmıştır. Bu rölyeflerde, “Çanakkale’de Mustafa Kemal ve arkadaşları”,“Yurtta Sulh Cihanda Sulh”, “Nusrat Mayın Gemisi”,“Savaşlarda Düşman Gemilerinin Batırılışı”,“Siperlerde Mustafa Kemal Mehmetçiklerle” ve “Çanakkale’de Topçu Bataryaları”ndan görüntüler yer almaktadır. 2004 yılındaki düzenlemelerde tavanının iç kısmına mat cam seramiğinden Türk Bayrağı yapılmış, daha önce tamamlanamayan çevre düzenlemeleri yapılmıştır.2007 yılında da depreme karşı güçlendirme çalışmaları yapılmış,altındaki müze alanı genişletilmiştir.

 

18 Mart 2008'de bayrak direği 70 metrelik yeni direk ile değiştirildi. Antalya B,Şehir Bld. 22.5x15 m. ebadında 337.5 m2 bir bayrak hediye etti ve göndere çekildi.

Kaynak: Muhterem Karpuzoğlu - Cemalettin Yıldız, www.canakkalerehberi.org

 
 

Dur yolcu!
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
İstiklal uğruna, namus yolunda,
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan parçası geçerken ele
Mehmet’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir

Necmettin Halil Onan

 
 

SEYİT ALİ ONBAŞI:
Çanakkale Savaşları'nda Deniz Savaşları sırasında Seddü'l- bahir açıklarında bulunan düşman gemileri Morto Koyu ile Seddü' l- bahir tepesini sürekli bombardıman altına almışlardı. Türk mukavemeti gittikçe azalıyordu. Kendilerini Allah' ın koruyuculuğuna bırakan Türk birlikleri şehitlik mertebesine ulaşmayı arzu edercesine, kaçmak yerine son gayretleriyle mücadele ediyorlardı.
Bu sırada bir İngiliz gemisinden atılan büyük bir bomba Morto Koyu sırtlarındaki bir topçu birliğimizi toptan imha etti. İçlerinden yalnızca Seyid Ali Çavuş kurtulmuştu. Çavuş etrafındaki manzara karşısında duyduğu ızdırap ile dünyada eşine az rastlanacak bir olay gerçekleştirdi.

 

Duyduğu acı ile normalde üç kişinin zor taşıdığı 257 kiloluk bombayı yerinden tek başına kaldırdı, taşıdı, topun namlusuna sürdü ve ateşledi. Bu mermi gideceği yeri de biliyordu. Queen Elizabeth gemisinin bacasından içeri girdi ve gemi ortadan ikiye ayrılarak battı.
Burada, 257 okkalık bir mermiyi kaldırarak olağanüstülük gösteren Seyit Ali Onbaşı ile ilgili menkıbeyi Mehmet İhsan GENİŞÇAN, eserinde şöyle anlatıyor: " Ne hikmetse bataryada tek top ayakta kalabilmiş, fakat onun da vinci kırılmış olduğundan mermileri namluya sürülemiyordu. Yüzbaşı Hilmi Bey , etrafından birilerinden yardım alabilmek düşüncesiyle bataryadan uzaklaştığı sırada Niğdeli Ali ile Koca Seyit ümitsiz ve perişan ne yapacaklarını düşünüyorlardı.


" Ulu ve yüce Allah' tan başka hiçbir güç ve kuvvet yoktur. " duası Seyit' in ağzından nûr tanesi gibi dökülmeye başladı.
Seyit Ali, bu duayı defalarca okudu. Bu yakarış şüphesiz hiç kimseninkine benzemiyordu. Aşk ile kendinden geçmesi ve 257 okkalık top mermisini kucaklayıp omzuna alması bir oldu. Demir basamakları tam üç kez inip çıktı. Yanında bulunan Niğdeli Ali, Seyit ' in göğüs ve omuz kemiklerinin çatırtısını duyuyor, hayret ve dehşet içinde kalıyordu. Topun namlusuna sürülen üçüncü mermi savaşın kaderini böylece değiştiren olayı yaratmış ve İngilizler' e ait "Ocean" isimli zırhlı, bu merminin isabetiyle korkunç yara almıştır.


Aynı gün geç saatlerde Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevki Kumandanı Cevat Paşa, ödül olarak Seyit' e onbaşılık rütbesini verdi. Merminin bir defada kendi huzurunda kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine Seyit Onbaşı, Cevat Paşa' ya şu cevabı verdi: " Ben bu mermileri kaldırırken gönlüm, Allah'ın feyziyle doldu. Ancak bu kuvvetin sırrı o anda bana Allah' ın ihsan ettiği bir vergi idi. Bu ağırlığı kaldıracak kadar bir makam varmışsam bu dua ve rıza ile olmuştur. Ancak şimdi kaldırmam mümkün değildir kumandanım"
 

Kaynak: Çanakkale Valiliği

  • Bu albümü hazırlarken bazı resimlerinden yararlandığımız www.wowturkey.com web sitesine ve değerli üyelerine teşekkür ederiz.

© 2009 E-Yaşam Rehberi  |  Hakkımızda  |  İletişim  |  Sitene Ekle  |  Gizlilik Bildirimi  Kullanım Şartları  |  ARŞİV